Soğuk bir içecek içtiğinizde dişlerinizde keskin bir sızlama oluyor mu?
Eğer yukarıdaki şıklardan birine bile olumlu yanıt verdiyseniz ;
. Diş eti hastalıkları, tipleri, nedenleri ve tedavileri hakkında bilgi edinin.
. Bir diş eti uzmanı (periodontolog) ile görüşüp sorunlarınızı anlatarak yardım isteyin.
Sağlıklı bir gülümsemeyi kaybetmemek için ağız sağlığınıza gereken önemi verin ve mutlaka 6 ayda bir diş hekiminizi ziyaret edin.
TEDAVİ:
Dişeti tedavisinde en önemli amaç iltihabi reaksiyonun azaltılması ve yavaşlatılmasıdır. Tedavinin ilk aşamasında iltihaba neden olan diş taşı, bakteri plağı ve ceplerin uzaklaştırılması amaçlanır. Diş taşlarının ve bakteri plaklarının uzaklaştırılması için el aletleri ve ses dalgalarıyla çalışan ultrasonik cihazlar (kavitron) kullanılır. Diğer hastalıklarda olduğu gibi tedaviye erken başlanması çok önemlidir. El aletleri ve ultrasonik cihazlarla yapılan tedavilerle periodontal yıkım yavaşlatılabilir ya da durdurulabilir.
- Dişeti hastalığı gingivitis aşamasında ise diş taşı temizliği ve profesyonel ağız bakımı yeterlidir.
- Hastalık periodontitis aşamasına geçmişse, yani cep oluşumu ve kemik yıkımı başlamışsa diş taşı temizliği ve küretaj (kök yüzeyi düzleştirme) tedavisi gerekir. Küretaj tedavisi, diş eti hastalıkları uzmanı (periodontolog) tarafından 2-4 seansta yapılır. Küretaj, beceri, hassas dokunuş ve tecrübe gerektirmektedir. Bu işlem sonunda; kök yüzeyi cilalı ve kaygan bir yüzey haline dönüşür. Böylece diş taşının ve bakterilerin yüzeye tutunması engellenmiş olur. İyileşme safhasında diş eti ve kemik arasında yeniden bağlantı olması beklenir. İyileşme süreci 4-6 haftadır.
- İlerlemiş periodontitis vak'alarında küretajın ardından cerrahi operasyon da (flap) gerekebilir. Bu operasyonda, diş etleri kemik yüzeyine kadar kaldırılır, kök yüzeyleri ve iltihaplı doku artıkları temizlenir, gerekli ve uygun durumlarda diş çevresinde yeniden kemik oluşturmak amacıyla kemik grefti ve membran gibi biomateryallar uygulanarak diş etleri uygun konuma getirilerek dikilir. Dikişler 7-10 gün sonrasında alınır. Flap operasyonları sonrasında iyileşme süreci 6-8 haftadır.
- Hekimin uyguladığı mekanik tedavilere ek olarak ağız gargaraları ve sistemik antibiyotik kullanımı gerekebilir.
- Teşhis konulduğundan itibaren bütün bu tedavilerin yanında bireyin ağız bakımı da çok önemlidir. Hasta işbirliği içinde olmazsa, uygulanan tedavi yöntemlerinin başarı yüzdesi düşmektedir.
- Periodontitisli hastalar riskli grupta yer aldıkları ve hastalığın tekrarlama olasılığı bulunduğu için takip çok önemlidir. Hasta düzenli bir şekilde kontrollere çağrılmalı, tedavinin başarı ve etkinliği, hastanın işbirliği içinde olup olmadığı belirlenmeli, ağız bakımı konusunda her seansta motive edilmelidir. Hastalara bu tedavi yöntemlerinin ağrısız gerçekleştiği ve kısa sürdüğü hatırlatılmalıdır.
- Ağız içinde diş eti iltihabının başlamasına ve ilerlemesine neden olan kötü, eskimiş dolgular ve protezler değiştirilmelidir.
Diş eti hastalığını tetikleyen diğer faktörler:

1.Sigara kullanımı: Sigara ağız kuruluğuna yol açtığı ve diş etlerini besleyen kılcal damarları olumsuz etkilediği için tetikleyici rol oynar.
2.Genetik: Ailenizde periodontitis hikayesi varsa, kendinizde hastalık belirtileri ortaya çıkmadan, düzenli kontrollerle erken teşhis koyulmasını sağlayabilirsiniz.
3.Hormonal değişimler: Erkek (puberte) ve kadınlarda (puberte, hamilelik, menapoz) bedende hormonal değişikliklerin olduğu dönemlerde
diş etleri hassas ve diş eti hastalıklarına yatkın hale gelir.
En son çalışmalar, düşük kilolu bebek ve erken doğum riskinin,
diş eti hastalığı olan kadınlarda daha yüksek olduğunu göstermiştir.
4.Stres: Stres; hipertansiyon, kanser ve birçok hastalığın hazırlayıcı sebebi olduğu gibi periodontal hastalık için de risk faktörüdür. Vücudun bağışıklık sistemini bozarak periodontal hastalığa zemin hazırlar.
5.İlaç kullanımı: Oral kontraseptifler (doğum kontrol hapları), antiepileptikler (epilepsi ilaçları), kalsiyum kanal blokerleri (hipertansiyon ve kalp ilaçları) ve immunsupresanlar ( immun sistemi baskılayan ilaçlar) diş eti sağlığını olumsuz etkiler. Bu ilaçlar diş eti büyümesine yol açabilir. İlaçların yan etkileri hakkında doktor, diş hekimi ve eczacı ile görüş birliğine varılması önemlidir.
6.Diş sıkma veya gıcırdatma: Gece diş gıcırdattığınızı söyleyen oldu mu? Sınavdayken ya da stresli bir iş yaparken dişlerinizi sıkmaktan dişleriniz ağrıyor mu? Uyandığınız kendinizi yorgun hissediyor musunuz ? Ense ve boyun kaslarınızda gerginlik oluyor mu? Diş sıkmak ya da gıcırdatmak dişleri destekleyen dokulara (diş eti, kemik) zarar vererek,başlamış olan diş eti iltihabının yayılım yollarını arttırarak doku yıkımını hızlandırır.
7.Diabet: Diabet, yağ ve karbonhidrat metabolizmasının bozukluğu ile karakterizedir. Diabette, insülin üretiminde yetersizlik ya da insülin kullanımındaki bozulma sonucunda kandaki glikoz oranı artar. Diabetli bireylerde, hastalığın komplikasyonlarına bağlı olarak enfeksiyona eğilim, yara iyileşmesinde gecikme, damarlarda gelişen bozukluklar görülebilir. Bu etkenler periodontal hastalık gelişimine neden olur. Diabet periodontal hastalığın hazırlayıcısı olduğu gibi var olan hastalığın gelişim ve seyrini hızlandırır. Çift yönlü olarak, kronik bir enfeksiyon olan periodontitis tedavi edilmezse diabetin metabolik kontrolünü zorlaştırır.
8.Kötü beslenme: Kötü beslenme vücudun direncini düşürür, hastalıklara karşı savunmasını zayıflatır. Kötü beslenme, bazı minerallerin eksikliği ( B, C vitamini, demir vs.) bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve ağızda tekrarlayan ve geçmeyen yaralara, aftlara neden olur.
KADINLARDA DİŞ ETİ HASTALIKLARI
Kadınların ergenlik, mensturasyon, hamilelik, emzirme ve menapoz dönemlerinde vücutlarındaki cinsiyet hormonları seviyesinde bazı dalgalanmalar olmaktadır. Bu hormonal değişiklikler doğrudan ya da dolaylı olarak ağız ve diş sağlığını etkileyebilmektedir.
Puberte (Ergenlik)
Ergenlik çağında kanda seviyesi artan progesteron ve östrojenin etkisiyle diş etlerinde kan akımının hızlanması diş etlerinde hassasiyete ve özellikle düzenli bakım yapılmayan ağızlarda enfeksiyona yol açar. Diş etleri yumuşak, şiş, kırmızı ve ödemli hale gelir.
Ergenlik sırasında düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve diş hekimi kontrolünde olmak çok önemlidir. İleri durumlarda profesyonel hekim tedavisi gerekebilir.
Doğum kontrol ilaçları
Bu ilaçlar içerdikleri hormonlar nedeni ile hamilelikte oluşan ağız içi değişikliklere benzer etkilere neden olurlar. Doğum kontrol haplarının uzun süreli kullanımları diş eti enfeksiyonuna eğilimi artırabilmektedir. Doğum kontrol ilaçlarının kullanımı "Çekim Sonrası Alveoliti"="Kuru Soket" oluşumu riskini üç kat artırır. Bu nedenle hasta cerrahi tedaviler öncesinde diş hekimini, ilaç kullanımı konusunda bilgilendirmelidir.
Menopoz ve Menopoz sonrası Dönem
Bu dönemde kadınlar ağız kuruluğu, nedensiz ağız içi ağrılar ve yanma, diş etlerinde kanama ve hassasiyet, tat değişikliğinden şikayet edebilir. Nadir de olsa diş eti rahatsızlıkları ağız içi yaralar, diş etlerinin çok kırmızı ya da çok soluk olması, kuru veya aşırı parlak görünmesi ile de seyredebilir. Bu dönemde kadınların büyük kısmında görülen osteoporoz ve periodontal hastalığın beraber görülmesi diş çevresi kemiklerde yıkım riskini artırabilir.